Yeşim Karayıl – Politikadan Ütopya’ya Bir Ada Hikayesi 1 Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana

GİRİŞ

    Ezilenlerin, sömürülenlerin, ötekileştirilenlerin, acı çekenlerin hikayesini akıllara kazımak için yola çıkmış yazar, Yaşar Kemal …

Eserlerinde insana ve topluma dair yaşanmışlıkları en ince detayına kadar anlatan şair, okuyucuya düşüncelerini aksettirmek amacıyla farklı kelime ve tamlamalar kullanmış, eserlerinde haksızlığa uğrayanların sesi olmak için tarihi ve politik olayları okuyucuya benimsetebilmek ve yeni bir ütopya yaratabilmek amacıyla tasvirlere sıkça yer vermiştir. Çocukluğunu bir Türkmen köyünde geçiren Kemal, Türkmenlerin içinde yaşayan tek Kürt ailenin çocuğu olsa da bu köyde hiçbir zaman yabancı muamelesine maruz kalmamış hatta bütün köylü ile akraba gibi olduklarını söyleşilerinde dile getirmiştir. Yaşar Kemal’in zihninde ta çocuk yaşta yer edinen, ileride sanatı ile paralellik gösterecek olan siyasi görüşü ve ütopyası bu Türkmen köyünde, çocuk yaşta zihninde yer edinmiştir. Yaşar Kemal ile beraber anılan siyasi, politik kavramlar yazarında belirttiği üzere kendisinden bağımsız düşünülemeyeceği gibi eserlerinden de bağımsız değildir. Bu bağlamlar ele alındığında eserlerinin daha iyi anlaşılması adına yazarın benimsediği bazı siyasi kavramları inceledikten sonra eserlerini politik bağlamda yorumlamak daha doğru olacaktır.

  1. SOSYALİZM

   Sosyalizm (Fr. socialisme), özel mülkiyetin ve gelir dağılımının, fertlerin sadece kendi menfaatlerini korumaları suretiyle veya kapitalizm şartlarında piyasa güçlerinin serbest işleyişi yoluyla belirlenmeyip toplumun denetimine bağlı tutulduğu toplumsal örgütlenme sistemine ve ideolojisine verilen addır. Özel mülkiyet, piyasa ekonomisi ve kâr esasına dayanan kapitalizme bir tepki olarak doğan sosyalizm sermaye sahipleriyle işçiler arasındaki eşitsizliği, servet ve refah farklarını ortadan kaldırma iddiasındadır. Sosyalizmde üretim araçlarının toplumun mülkiyetine geçmesi ve özel mülkiyet yerine kolektif mülkiyetin oluşturulması, toplumda sınıf farklılıklarının ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. (TDV İslâm Ansiklopedisi,2009: 382)

  1. YAŞAR KEMAL VE SOSYALİZM

   Siyasi fikirlerini söylemekten çekinmeyen hatta on yedi yaşından itibaren siyasetle iç içe yaşayan yazar, sosyalizmi yüzde yüz kültürel bağımsızlık olarak görmüş ve sol görüşü savunmuştur. ‘Eserlerinde feodal sınıfın kahramanlarını Solun birer öznesine dönüştürmüştür’. (Teori dergisi) Eserlerindeki kimi kahramanların kültürleri yok edilmeye çalışılmıştır. Yazarın sosyalizmi bir kültür bağımsızlığı olarak görmesinden kaynaklı olarak ‘Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana’ adlı eserinde Lozan Antlaşması sonucunda mübadele yapılması ile Rumların topraklarından edilmesi, toplumsal acılar ve travmalar yazarın sosyalizm görüşü çerçevesinde ele alınmıştır. ‘Ülkeyi biz kurduk!’ söylemleri ile Atatürkçü düşünceyi yanlış akseden tiplemelerin yer aldığı eserde madalyonun iki yüzü diyebileceğimiz olaylar ve tiplemeler ile Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki getirileri ve eksik kalan yönlerini ele almıştır. Eserde Karınca Adası adı altında gelişen olaylar yanı sıra karakterlerin savaş anıları üzerinden bizi farklı topraklara götüren yazar, mekanlar dışında diyaloglar ile de pek çok yerde din, dil, ırk ayrımı konularına değinirken Osmanlı Devleti ile ilgili olumsuz düşüncelerini esere karakterler üzerinden yansıtmıştır. Etnik kökenin zenginlik olduğunu, bunun savaşlara sebep olmaması gerektiğini savunan Yaşar Kemal, sosyalizme yüklediği anlamlar doğrultusunda kendisine yeni bir ütopya kurmuştur.

2.   MARKSİZM

        Marksizm, kendi ütopyasını ortaya koyar. Bu ütopyada, moderniteden bir kopuş yoktur; eğitimden sanata, yönetimden üretime, modernitenin sosyalizm doğrultusunda yapılandırılması vardır. Marksizm; eleştiri, edebiyat, sanat, dilbilim, sosyoloji, felsefe gibi alanlarda ciddi teorisyenlerin yetişmesini sağlar. (Bingöl,2021:43)

2.1 MARKSİST YAZAR YAŞAR KEMAL

     Yaşar Kemal bu ideoloji ile yetişen edebiyatçılardan olmuş, Marksizm ile ilgili düşüncelerini Alain Bosquet’ e söylediği sözler ile dile getirmiştir: ‘Marksizm bana dünyaya bakmak için açılan en aydınlık kapı oldu. Yaşamım boyunca bu düşünceyi yaşamla ölçtüm, yanıldığını görmedim.’(s: 139) Bu düşünce ile bir halkın başka bir halktan üstün görülmesine sessiz kalamayan yazar, Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana eserinde de bu konuya değinmiştir.

3. OSMANLI MUHALİFLİĞİ

     Farklı kültürlerin birlikte daha iyi bir dünya meydana getireceğine inanan yazar, sahip olduğu siyasi görüşlerinde etkisi ile Osmanlı Devleti ile ilgili olumsuz düşünceler edinmiş, bu görüşlerini Bir Ada Hikayesi dörtlemesinde sıkça okuyucuya yansıtmıştır. Romanda Osmanlı halk ile iyi geçinememiştir. Yazar; kültür, soyluluk, asilzadelik gibi kavramlar üzerinden Poyraz Musa, Üzeyir, Türkmenler gibi karakterler meydana getirmiştir. Osmanlı eleştirisini karakterler, olaylar, mekanlar üzerinden yapan yazar haksızlığa sessiz kalamayacağına dair düşüncelerini   eserdeki mübadele kavramı ile dile getirirken daima bir umudu olduğunu da eserlerinde bize hissettirmiştir. Osmanlı Muhalifliği başlığı adı altında ele alabileceğimiz bir diğer karakter Tepedelen Ali Paşa’dır. Osmanlı Ali Paşa’nın güçlenmesi üzerine korkup onu yok etmek istemiştir. Bu olay eserde şu cümleler ile yer almıştır: “Osmanlı Padişahı dedem Tepedelen’den korktu, bir gün gelir benim de tepemi deler, dedi, tuzağa düşürdü Padişah dedem Tepeleri deleni. Bir adada barış için beklerken adayı sardı Osmanlı sefineleri. Var idi dedemin beş oğlu, hepsi de kahraman. Beş oğlu da kılıçları çektiler. Dedem Tepedelen aldı eline gürzünü vurdu düşmana. Çarpıştı misali Hazreti Ali, Allah’ın aslanı gibi, kırk gün kırk gece, hem de şehit oldu, o anda derakap cennete uçtu gitti. Beş oğlunun başı, bir de zatının mübarek başı şimdi, İstanbul’da, Ayasofya Camisinde yatar yan yana. Her cuma gecesi de gökten düşer nurlar, nah bu kadar.” (FSKAB, 195). Osmanlı, Yaşar Kemal’in bu cümleleri ile güvenilmez, uğruna savaşılmaya değmez, nankör diyebileceğimiz bir bağlamda yansıtılmıştır.

SONUÇ

   Eserlerinde karakterlerin geçmişi, düşünceleri üzerinden, yaptığı tasvirlere kadar Yaşar Kemal’in incelenen eseri Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana eseriyazarın Osmanlı Devleti’ne karşı olan olumsuz tutumu yanında onun siyasi, politik yapısı çerçevesinde oluşturduğu ideal toplum kavramı yani politikadan ütopyaya geçişi bize anlatmaktadır. Bir arada yaşayan farklı kültürlerin birbirinden ayrıştırılmaksızın saygı çerçevesinde yaşadığı sosyalist bir dünya inşa etmek adına çıktığı bu yolda etkilendiği ve etkilediği birçok insanla Yaşar Kemal, bu eseri ile umut ettiği ütopyanın eleştirisini bizlere sunmuştur.

KAYNAKÇA

Yaşar, Hüseyin, Yaşar Kemal’de Politik Söylem: Osmanlı Muhalifliği

TDV İslâm Ansiklopedisi,2009: 382

Bingöl, Ulaş, Postmodernizm ve Şiir Üzerine, 2021, İstanbul:DBY

Yaşar Kemal 2008, Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, 7. Baskı, İstanbul: YKY

Yaşar Kemal, Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor Alain Bosquet ile Görüşmeler, 2024: YKY

Teori Dergisi