Hevi Mirin – Kuşların Soyundayım

elbet bir gün uyanır dünya ve ben, rüyasını unutmuş çocuk gibi bakarım göğe – çünkü ben kuşların soyundayım, göğsümde uçurumlar kadar eski bir ötüş var, ilimle tanıştım, vakit geceydi, herkes susmuştu da bir kelime – ışık gibi – düşmüştü önüme. dediler: düşün, kendini düşün, bir taşın düşmesini düşün ve düşünmeyi düşün… o zaman anladım, bir …

Nevin Arvas – In the Mood For Love – Film Analizi

In The Mood for Love: Rüyada “Asla onlar gibi olmayacağız” İmge sonsuzluğa uzanır ve mutlak olana götürür. İmgenin fikri olarak bilinen şey, çok boyutlu ve çok anlam taşıyan şey bile, şeylerin doğası gereği sözcüklere dökülemez. Ancak sanatta ifadesini bulur. Düşünce sanatsal bir görüntüde ifade edildiğinde, bu onun tek bir biçiminin olduğu anlamına gelebilir. İmge bölünemez …

Ezgi Yavuz – Tanpınar, Abdullah Efendi ve Rüyalar

“Abdullah Efendi kapıdan çıkmadan evvel oturduğu sandalyeye baktı: Kendisine çok benzeyen bir gölgenin orada uyuduğunu gördü.” Ahmet Hamdi Tanpınar’ın metinlerinde rüya, geceyle sınırlı bir uyku aralığı değil; hakikatin en kırılgan, en derin biçimidir. Onun kaleminde rüya, uyanıklığın gölgesine sinmiş bir sır gibi dolaşır; gerçekle arasındaki zar, kimi zaman incecik bir perdeye, kimi zamansa delik deşik …

Doğan Hızlan – Yalın Gülümsemeler

Her fotoğrafın bir öyküsü var mıdır? Sanmam. İnsanın kendini bu kadar önemsemesi nefret ettiğimiz narsisizmi çağırır. Vesikalık fotoğraftan grup fotoğraflarına, hatta aile albümlerine kadar fotoğrafa bakma isteği duyduğum anlar yok denecek kadar az. Belki de hiç. Donmuş kareler bana mutluluktan çok acı verir. Geçmişin hatırlanması kime saadet getirir ki? Kimi fotoğrafların da arabı hep belleğimde …

Özlem Budak – Sahne Önü

Yerden yarım metre yüksek platforma arkam dönükken, beynimin anlattığı hikayelerle etrafı izlerken, onun gelmesini heyecanla beklerim. Bu akşam aynı boyda, aynı dokuda ama farklı renklerde çoraplar giyip işe gitmişim de herkes bunu fark etmiş gibi bir huzursuzluk var içimde. İki elimin baş parmaklarıyla kemerime sıkıca tutunuyorum. Çünkü gerçeklikle her sarsılışımda, elimi uzatıp hissedebileceğim bir nesne …

Neslihan Demir Sezgin – Fındıkkabuğu

Bu gecekonduya yerleşeli iki ay oldu. Öncesinde derli toplu bir dairedeydik. Orta halli ama güzeldi. En azından ansızın karşımıza çıkan fareler, uyurken tavandan tepemize akan yağmur suları yoktu. Yeni evimize kısa sürede alıştık. Artık farelere tuzak kurmuyoruz. Aslında yaramaz bir tekir, fareleri uzaklaştırırdı fakat onu da sefilliğimize ortak etmek istemedik. Zaten yakından bakınca gayet sevimliler. …

Seda Altun – Her Şey Mümkün Kitabevi

İlkbahar İstanbul’da kendini belli etmeye başlamıştı. Nisan sonlarıydı, bahar yağmurları sonrası ıslak toprak kokusu bahar dallarındaki çiçeklerin rayihasına karışıyor insanı sersemleten güzellikteki kokuları ile herkeste yaşama sevinci uyandırıyordu. Balat çarşısı her zamanki günlerinden birini yaşıyordu, günlerden Salı idi. Balat Sevda Gazozcusu ’nun emektarı Dimitri, kısacası Dimi ağzında sigarası, elinde süpürgesi ve faraşıyla dükkanının önünü süpürüyor, …

Gül Özen – Bir Katilin Güncesi – İnceleme

Kalbin Yıkımı ve Hatırlanamayan Bir Hiçlik Şarkısı- Kim Young-Ha’dan Bir Katilin Güncesi                            Orijinal adı ‘A Murderer’s Guide to Memorization’ (2013), ‘Bir Katilin Güncesi’ (2021) romanından bahsedeceğim bu yazıda. Timaş yayınlarında Özlem Gökçe ve Açelya Yavuz’un çevirisiyle yedinci baskıya ulaşan eser, Güney Koreli yazar Kim Young-Ha’nın yedinci romanı. Young-Ha’yı ilk eseri ‘I Have the Right …

Beyza Gazel – Tozların Kaldırdığı

  Dede Halil’in tarlası yemyeşildi. Uçsuz bucaksız gibi görülen bahçenin başında vişne, armut ve elma ağaçlarının olduğu aralıkta akarsuyun üzerinden ince bir köprü gibi geçip giden su oluğu bütün tarlayı sulamaya yeterdi. Her yıl ortasında köylünün hep bir ağızdan tekbir getirerek okuduğu yağmur duaları da tesir edecekti ki biraz daha aşağıda öte köyün yakınlarında bulunan …

Erman Şahin – Bir Fotoğraf Hatrıdır Dünya

bir fotoğraf,yüzün ne kadar da bugünlergögüs kafesindeki sen , birkaç yüzyıl öncesi kemik çağının yüzümde iyilikten kuruyan bir ağaçözlüyor dağ yeşili yağmurlarısesini hayal ediyorumavucumun içinde ter baloncukları bir fotoğraf,yüzün ne kadar da bugünlergöğüs kafesindeki seneski bir plakta hep genç kalacak bir şarkı gibi gecenin amasız sokaklarındagezen uzun bir saçsezen’in sesiyle rastlaşsın istiyorum bir sokakta “sen …