Coşkun Eroğlu – Gri Şapka
Fırından yeni çıkmış simitlerin seyyar tezgahlara dizildiği saatlerdi. Güneş karanlığı turuncu kollarıyla yavaş yavaş aralarken; kadifemsi bir buğunun kalktığı denizin koyu mavi suları, bu buğudan kendine ince bir şal örten kentin çeperleri güzel bir bahar sabahına uyanıyordu. Mor bulutların kundakladığı sıra dağları okşayarak gelen rüzgar, aşağı doğru eserken bu buğulu örtüyü dalgalandırıyor; önüne kattığı reçine, …
