Nisa Kuvvetli – Güneş Aklıma Geçince

    Eğer adın yoksa karışıp kaybolduğun tozdan topraktan başka    Geriye ne çok sen kalır ama senden hiçbir şey kalmaz emr-i hak vaki olduğunda   Bu memleketin insanının ayağını toprağın merhameti taşır, başını güneşin zalimliği    aydınlatır. Bu yüzden kentteki her evin damı ve her insanın aklı biraz zalimdir. Işığın ve sıcağın hangi dama zulmettiği, hangi …

Ömer Doğan – Galata ve Civarı

Kadıköy vapuruna biner yolunu uzatma pahasına da olsa Eminönü iskelesinde inerdi. Galata köprüsünden geçerken kendini ellili yılların sonunda çekilmiş bir Ara Güler fotoğrafındaki puslu havada yürürken hayal ederdi. Sanki az sonra sırtında hasır sepetiyle bir adam kendisinden yol isteyecek köprüden denize atlayan çocuklara yetişmek için düdüğünü öttüren bekçinin sesi kulaklarında çınlayacaktı. Yorulunca dirseğini köprünün paslanmış …

Handan Aycan – Tante Rosa Kafe

Henüz kafenin açılmadığı günlerde binanın önünden geçerken ilk göze çarpan 300 yılı aşkın ıhlamur ağacı olur. Bazı ağaçlar durdurur insanı geçip gitmenize izin vermez, biraz daha seyretmek istersiniz. Bu ağaç onlardandı. Sonrasında ise binanın yan tarafına bir kağıt asıldığını gördüm. “Sevgi Soysal Yürümek kitabını bu binada yazmıştır” diye. Binanın tanıklığı… Sevgi Soysal bu binanın üçüncü …

Neslihan Hazırlar – RAMA

Uyandığında gözleri ona yabancı gelen odada gezindi. Başını kaldırıp pencereden dışarı baktı. Gece yarı uyur halde geldiklerinden dışarıyı fark edememişti. Pencerenin önüne gelen güvercinin onu selamladığını düşünerek elini camın gerisinden güvercine uzattı. Güvercinin, dalları balkona yaslanan çam ağacına doğru uçarken bıraktığı tüyleri izledi. Yanındaki yatakta uyuyan kız hareketlenerek, kolunu örtünün üstüne çıkardı. Uzun kumral saçları …

Nazlı Akın – Toprak Solucan Yaşamlar Yalan Dolu

“Yok mu gölgesini dinlemek isteyen bir kişi bile?” Fırına verdiği portakallı kek boynundaki Obsidyen taşı gibi karardığında Neriman öykü yazıyordu. Bir yandan da hocası Nalân Roman’ı düşünüyordu. Yüzünde çukurlar. Delik deşik suratı. Tuhaf kadın. Hiç evlenmemiş. Doğurmamış bir kadının en acil ihtiyacıymış kendini doğurmak. Geçen ders söyledi bunu. Annem duymasın. Hocayı bilse kıyamet kopar. Bu …

Evşen Yıldız – Ulaklar

Apartman kapısını hızla itti yaşlı adam, yaşından beklenmeyecek çevik hareketlerle giriş kattaki evinin kapısına vardı, kapıyı çabuk çabuk çalmaya başladı. Güneşe alışmış gözler apartmanın loş koridorunda sıkıntıyla beklerken karşılarında giderek genişleyen bir aydınlık belirdi, sonra ışığın önüne karanlık bir kadın sureti gerildi. Yaşlı adam “Yol ver hele, misafirimiz var bak,” deyince iyice açılan kapı evin …

Huban Seda Aras – Sen mi Geldin?

Demir kapı kapalıydı. Perdeler sıkı sıkı çekili. Penceredeki eprimiş güneşliğin kenarından içeriyi görmek için kafasını uzattı. Göremedi. Salona denk gelen camı iki kere yavaşça tıklattı. Ses, kıpırtı yoktu. Bir süre güneşlikten yansıyacak bir gölge hareketi bekledi. Gençliğinde yaygın olan ortaoyunu bekleyen yeni yetmeler gibi. Gölgesizdi ve hatta ışıksız. Camı yeniden sertçe tıklattı. Bahçenin bitimindeki parkta …

Gamze Tigis – Yüreğimizdeki Yangın: Pablo Neruda

Şair, Diplomat, Koleksiyoner, Aktivist, Kaptan… Asıl adı Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto olan usta şair, 12 Temmuz 1904’ te Şili’nin küçük Parral köyünde dünyaya geldi. Demiryolu işçisi bir baba ile öğretmen bir annenin çocuğu olan Neruda; küçük yaşta annesini tüberkülozdan kaybetmişti. Belki de yaşamın ona bıraktığı bu ilk yara izini, yıllar sonra hayatına giren kadınlarda aramaya …

Ali Nurdoğan – Hiç Kimse

Her gece aynı rüyayı görüyorsun. Belki de gece boyu birçok rüya görüyor; ancak uyandığında yalnızca seni sarıp sarmalayan kırmızı karanfilleri hatırlıyorsun. Bilincin, altını daha fazla kazıtmamaya kararlı. Eskiden olsa bunu bir sorun addederdin; ancak gecelerini kuşatan karanfil kokusu artık senin güne iyi başlama nedenin. Hatırlıyorsun. Kimse tarafından fark edilmeden, kayda değer hiçbir şey yaşamadan, kokusunu …

Figen Yıldız – Yenişehir’de Bir Öğle Vakti Üzerine

Ankara’nın Yenişehir semti şimdiki Kızılay Avm’nin karşısındaki meydanlık bölgeye düşer. Yenişehir; içine giren herkesi buruk bir neşenin konuşlandığı güler yüzüyle karşılayan, insanın kulağına gizli müjdeler fısıldayacakmış hissi veren kıpırtılı bir yeri anımsatır. Kızılay’a daha önce de gittim. Ama Yenişehir neresi, Piknik nerede, Goralı hangi yöne düşer bilmiyordum. Ankara’yla öteden evvel kurduğum sıcak bir ilişki mevcut. …